Hakan Öztürk

Nehir
Bir şarkının nakaratı eksik kalmış gibi dilimde, Sözler dönüyor ama anlamı tutamıyorum. Bir yağmur damlası gibi düşüyorum kendime, Toprağa değmeden buharlaşıyorum. Bir yol var içimde, ayak basılmamış, İzlerim bile yabancı bana. Bir rüyanın sabaha karşı unutuluşu gibi, Hatırladıkça daha çok kayboluyorum aslında. Bir mumun eriyen gölgesi gibiyim duvarlarda, Varlığım ışığa bağlı, yokluğum karanlığa. Bir nehrin denizi inkâr etmesi gibi inatla, Akıyorum ama varacağım yeri kabullenemiyorum... Hakan Öztürk
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben
Gün biter, ışık çekilir içimizden Sesler susar, kalabalıklar dağılır Herkes bir yerlere yetişmiş gibi yapar Ama kimse varamaz kendinden uzağa Ne kurarsan kur, bir anlık gölge Ne biriktirirsen, avuçta eriyen kum Adını yazdığın her şey silinir bir gün Rüzgârın hatırlamadığını kim hatırlar? İşte orada, en sessiz yerinde dünyanın Ne alkış kalır, ne bahane Sadece sen ve senden kalan Eksik, kırık, ama gerçek Ve biz yokluğa isim vermeye çalışanlarız... Belki de ben dediğimiz şey Hiç var olmadığımız yerde saklıdır Ya da yoktur gerçekten ... Hakan Öztürk
Şiir
Eski bir saat
Takvimler artık kiralanıyor, Her tarih geçmişe sızan bir anı yaşıyor. Doğum günleri, ölenlerin mirası gibi Toprağa devrediliyor. Sabahlar hep aynı saate denk geliyor, Günler yeniden ve yeniden başlıyor. Bazı insanlar haftaları kaçırıyor, Bazıları ise yılları tekrarda yaşıyor. Ben hâlâ eski bir saati saklıyorum, İçinde durdurulmuş bir mezarlık var. Bazen onu kuruyorum Ve dünya bir anlığına, İnsan olmayı hatırlıyor. Hakan Öztürk
Şiir
Kırmızı Yangın
Sis iner bazen kalbimin ufkuna, Ne gördüğüm belli ne de gördüğümden eminim. Bir yanımda sıcak bir ev gibi sarar beni aşk, Diğer yanımda üşüten bir boşluk, tarifsiz ve derin. Kolay sandım ilk başta; Bir bakış, bir söz, bir dokunuş. Oysa zaman, usulca öğretirmiş insana Aşkın hem şifa hem de yara olduğunu. Gönül, kırmızı bir yangın gibi tutuşur bazen, Taşmak ister kabına sığmayan bir nehir gibi. Duygu dediğin nedir ki, Bir an göğe yükselir, bir an yere serilir gibi. Bir yüzü umutla çizilmiş bir ufuk, Güneş doğar, içini ısıtır insanın. Diğer yüzü sisli bir gece, Kaybolursun kendi kalbinin ortasında ansızın. Aşk… Hem var eden hem yok eden o ince çizgi, Bir ev kurarsın içinde, Sonra kendin yıkarsın, fark etmeden belki. Hakan ÖZTÜRK (Bir arkadaş adına)
Şiir