Mutezile akla merkezi bir işlev yüklerken onun mukabilinde öteki dinî geleneklere daha yakın hareket eden Ehl-i sünnet aklın böyle bir işleve sahip olabileceğini reddeder. Ehl-i sünnet için akıl hasmın delilini çürütürken bilgi kaynağı olarak insana kurtuluşu temin edemez. Kurtuluş vahiy ve nübüvvete bağlıdır.