Görüş sahası ne kadar dar olursa olsun, insan muhayyilesi geniştir. Değirmenoluk köyünden başka hiçbir yere çıkmamış bir insanın bile geniş bir hayal dünyası mevcuttur. Yıldızların ötelerine kadar uzanabilir. Hiçbir yer bulamazsa Kafdağının arkasına kadar gider. O da olmazsa, düşlerinde yaşadığı yer başkalaşır. Cennetleşir. Şimdi, şu anda düşler veryansın ediyordur uykuların altında.
Görsün Abdi. Görsün ne işler getirecek Memed onun başına. Siz hele durun."
"Öldürse..."
"Öldürse eli nurlanır."
"Memed daha çocuk."
"Vay fıkara Memed!"
"Çocuk ama..."
"Yılda kaç tane dağ keçisi vurur Memed?"
"Say!"
"İğnenin deliğinden kurşun geçirir."
"Abdinin gözlerinin bebeğinden inşallah."
Seyyid Hüseyin Nasr'a göre en önemli İslam sanatı; Kur'an'ın okunması, tilavetedir. İkincisi Kur'an'ın yazımı, Üçüncüsü ise ilahi kelamın tezahürlerinin gösterebileceği bir mekanın tesisi, yani caminin inşa edilmesidir.
Evvelâ hüsn-i hat yazanlar kalemin alâsın ve mürekkebin ra'nâsın ve kâğıdın zîbâsın görmek gerekdir. Kalemin alâsı oldur ki, kızılı pek kızıl ve aklığı pek ak ola ve sengîn ola ve damarları doğru ola; zîrâ doğru olmazsa kalemi şak ettiğinde eğri şak olur. Eğri şak olan kalemden hüsn-i hat gelmez.