Bir nesneyi istediğimiz güçle tutabilmek için mutlaka bir dayanak noktasına sahip olmanız lâzımdır. Fiziğe dayanarak metafiziği, metafiziğe dayanarak fiziği omuzlayabiliriz. Yoksa, bunlar, tek başlarına dayanılır olmaktan çıkarlar.
Aklın imkânsız gördüğü ile aklın tek başına kavramaya gücünün yetmediği şeyleri birbirinden ayırt edemeyen kimse muhatap alınmaya lâyık değildir, onu cehaletiyle baş başa bırakmak en iyisidir.
İmkânsız olan bir hususu tasdik noktasında sözün sahibinin makamına bakılmaz, aksine insanları hakka göre tanımak lâzımdır, hakkı insanlara göre değil.