Aydın olmak, modaya uygun elbise, şapka ve kolalı gömlek giymek değildir. Aydın kesim, bir milletin beyni gibidir. Millet sizi iyi bir öğrenim gördükten sonra, bir maaşa konasınız, akşamları kahvelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır.
Bunu yapanlar, gerçek aydın değildir. Bunu yapanlar aydınların küflenmiş olanlarıdır.
Millete toplanmış iyi bir şey var mı, yok mu, veyahut toplanıyor mu? Milleti aklı, milletin isteği, milletin vicdanı olgunlaşıyor mu veya çürüyor, zehirleniyor mu? Aşağı ve hatta sefil bir hayat içinde yok olup gidiyor mu?
Burada her birimizin hayatının kaderi ve çalışma tarzı söz konusu oluyor. Biz kendi memleketimizde ne yapıyoruz? Milletimizin kaderinde nasıl bir rol oynuyoruz?
Yöneticiler; iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer aynasıdır .... Bir toplum nasılsa, yöneticileri de onlar gibidir.