Yakup Kadri'nin ilk romanı olan Kiralık Konak, bazı kusurları olsa da başarılı bulduğum bir roman oldu. Yakup Kadri'yi okumaya Yaban ile başlamıştım. Yaban teknik olarak daha başarılıydı. Arada 11 yıl olduğunu düşünürsek Yakup Kadri'nin her romanında üstüne kata kata ilerlediği varsayımında bulunmak yanlış olmaz diye düşünüyorum. Kiralık Konak (1921), Yaban (1932). Yakup Kadri külliyatını okuyarak da bunu tahkik etmek isterim. Kiralık Konak'a dönecek olursak konusu itibariyle Tanzimat romanlarına benzeyen bir yanlış batılılaşma romanı. Olaylar daha çok mekan ve insan üzerine kurgulanmış.Kitabın özetini yapmaktan kaçınmak suretiyle birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. (Spoiler) Kitabın sonuna doğru kiraya verilen konak taşıdığı anlam itibariyle eski yaşam tarzını simgelemektedir. Naim Efendi bu yüzden bu konağı hiçbir şekilde bırakmak istemez çünkü her şey alafrangalaşırken sığınabileceği tek yer bu konaktır. Seniha ise romanda yanlış batılılaşmış kişiyi temsil eder. Konaktan ayrılmak için her yolu dener. Hakkı Celis ise alaturka ve alafranga hayatın içinde sıkışmış biri olarak karşımıza çıkar. Bana göre roman bu 3 karakterin etrafında döner. Naim Efendi aşırı alaturkacı hiçbir yeniliğe sıcak bakmaz, her şeyin eski usullere göre yapılmasını ister. Vatan ve millet hiç umurunda değildir. Seniha ise batılılar gibi olmak ister o yüzden bu konakta yaşayamaz, yurt dışına kaçar. Seniha gibi ,hatta Seniha'dan da fazla, yanlış batılılaşan babası Servet Bey bu eskiyi temsil eden konakta yaşamak istemez ve ailesini modern bir apartman dairesine taşır. Seniha da vatan ve millet konularına karşı duyarsızdır, tek yaptığı şey sürekli parti verip süslü ve cilveli olmaktır. Aşırı alaturka hayatı yaşayan Naim Efendi ve yanlış batılılaşmayı temsil eden Seniha'nın yanında Yakup Kadri,