Halit Süleyman

Halit Süleyman
@Halid_suleyman
Sefile İnceleme
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 19:15
Sefile'ye aslında 10 puan vermeyi düşünüyordum ancak uygulamadaki diğer kitapların puanına baktığım zaman biri hariç hepsi 10 . O yüzden Üstadın ilk kitabı olması dolayısıyla Sefile'ye 9 puan verdim. İncelemeye başlamadan önce Özgür Yayınları hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Ben günümüz Türkçesine çevrilmiş romanların okunmasına karşıyım. Tabi edebiyatla ilgilenmeyen sadece tüketmek amacıyla okumak isteyen biri günümüz Türkçesine çevrilmiş kitapları tercih edebilir ona bir şey demiyorum. Özgür Yayınları günümüz Türkçesine tam olarak çevirmiyor sadece kelimelerin yanına parantez ile günümüzde kullandığımız anlamlarını veriyor. Bu sayede yazarın seçtiği kelimelerle okumanın zevkini yaşama imkanı buluyorum. Sefile'yi incelemeye geçecek olursam benim beğendiğim bir kitap oldu. Kitabın başında Halit Ziya'yı çalışmış olan Ömer Faruk Huyugüzel hocanın Sefile ile ilgili açıklamasının olması beni mutlu etti, zaten kendisi yayına hazırlamış. Okuma zevkini korumak isteyen olursa bu açıklamayı en son okuyabilir çünkü içerisinde kitabın sonu ile ilgili bilgiler mevcut. Kitabın başında bulunan bu yazıda Halit Ziya'nın bu kitabı Ahmet Mithat Efendi'nin "Henüz On Yedi Yaşında" romanına bir cevap olarak yazıldığı belirtilmektedir. Henüz On Yedi Yaşında'da yoksulluk yüzünden fuhuşa sürüklenen bir Rum kızının bir Türk genci tarafından kurtarılması anlatılmıştır. Sefile'ye baktığımız zaman bu romanın tam tersi olduğu oldukça bellidir. Sefile'nin başkişisi Mazlume Henüz On Yedi Yaşında'daki gibi yoksulluk yüzünden fuhuşa sürüklenmez. Başta gerçekten yoksuldur annesi ölmüştür ve tek başına kalmıştır. Sokaklara düşmüş, günlerce dilencilik yapmıştır. Tam o sırada onu bir hanım gelip kurtarır. Mazlume'yi giydirir, yedirir ona bakar ve evini açar. Mazlume'ye evini açan bu hanım ise
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 20161,843 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kiralık Konak İnceleme
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2025 22:49
Yakup Kadri'nin ilk romanı olan Kiralık Konak, bazı kusurları olsa da başarılı bulduğum bir roman oldu. Yakup Kadri'yi okumaya Yaban ile başlamıştım. Yaban teknik olarak daha başarılıydı. Arada 11 yıl olduğunu düşünürsek Yakup Kadri'nin her romanında üstüne kata kata ilerlediği varsayımında bulunmak yanlış olmaz diye düşünüyorum. Kiralık Konak (1921), Yaban (1932). Yakup Kadri külliyatını okuyarak da bunu tahkik etmek isterim. Kiralık Konak'a dönecek olursak konusu itibariyle Tanzimat romanlarına benzeyen bir yanlış batılılaşma romanı. Olaylar daha çok mekan ve insan üzerine kurgulanmış.Kitabın özetini yapmaktan kaçınmak suretiyle birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. (Spoiler) Kitabın sonuna doğru kiraya verilen konak taşıdığı anlam itibariyle eski yaşam tarzını simgelemektedir. Naim Efendi bu yüzden bu konağı hiçbir şekilde bırakmak istemez çünkü her şey alafrangalaşırken sığınabileceği tek yer bu konaktır. Seniha ise romanda yanlış batılılaşmış kişiyi temsil eder. Konaktan ayrılmak için her yolu dener. Hakkı Celis ise alaturka ve alafranga hayatın içinde sıkışmış biri olarak karşımıza çıkar. Bana göre roman bu 3 karakterin etrafında döner. Naim Efendi aşırı alaturkacı hiçbir yeniliğe sıcak bakmaz, her şeyin eski usullere göre yapılmasını ister. Vatan ve millet hiç umurunda değildir. Seniha ise batılılar gibi olmak ister o yüzden bu konakta yaşayamaz, yurt dışına kaçar. Seniha gibi ,hatta Seniha'dan da fazla, yanlış batılılaşan babası Servet Bey bu eskiyi temsil eden konakta yaşamak istemez ve ailesini modern bir apartman dairesine taşır. Seniha da vatan ve millet konularına karşı duyarsızdır, tek yaptığı şey sürekli parti verip süslü ve cilveli olmaktır. Aşırı alaturka hayatı yaşayan Naim Efendi ve yanlış batılılaşmayı temsil eden Seniha'nın yanında Yakup Kadri,
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 01:37
Kitabın günümüz Türkçesiyle yazılmış bir versiyonunu okusam eminim ki daha çok zevk alırdım. Kitabın sonundaki sözlük bilinmeyen kelimeler için gayet yeterli ama sürekli kelime için kitabın sonuna gidip gelmek benim için yorucu oldu. Bu yüzden kubbealtından kelimelere telefonla bakmaya başladım. Böylece arkadaki sözlükte kelimeleri bulmakla vakit kaybetmiyordum. Telefonla kelimeleri bulmaya çalıştığım için bu sefer de romandan kopmaya başladım. Bir kelimeyi bulmaya çalışırken üst paragrafta ne anlatmıştı unuttum ve bu roman boyunca devam etti. Sürekli tekrar ede ede uzun bir sürede romanı okuyabildim. Kelimelere sürekli baktığım için bu sefer kelimelere boşa bakmış olmayım dedim ve tüm kelimelerin elimde siyah kalemle anlamlarını altına yazdım. Kitabı okurken ayraç yerine bu siyah kalemi kullandım. Bir süre sonra bu kelimeleri bulmak hoşuma gitmeye başladı ve son birkaç günde romanı hızlıca bitirdim. Tabi bir kelimeyi ilk kez gördüğümü sanıp tam 4 kez aynı kelimeye baktıktan sonra çok az sinirlenmiş olabilirim ama o kelimenin kelime hazinemdeki yerini her zaman koruyacağından artık eminim. Romana dönersek bu bilinmeyen kelimelerin anlamayı zorlaştırmasının yanında yer yer olayların bir baştan bir sondan anlatılması veya o anki bulunulan durum hakkında yeterli bilgi verilmemesi romanı okumayı güçleştiren unsurlar ancak okumaya tamamen engel değil. Verdiğim puana da bakılırsa bu durumu göz ardı ettim. Romanın sevdiğim kısmı ise gerçekten o atmosferi başarılı bir şekilde yansıtmasıydı. O dönemi sadece tarih derslerinden bilen biri olarak başka bir kişinin gözünden adeta tekrar yaşayabilme fırsatı bulmak şüphesiz Ateşten Gömlek'in en sevdiğim yanıydı. Burdan sonrasında spoiler olacak. Kitabın sonunda ise her şeyin Peyami'nin uydurduğu olaylar olduğunu daha önce bir yerden
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,2bin okunma