Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin? Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, ‘Kardeş, izin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin? Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün."
İyi yönetilen bir devlette cezalar azdır. Bunun nedeni bağışlamaların çokluğu değil, suçluların azlığıdır: Çökmekte olan bir devlette suçların çokluğu cezasız kalmalarına yol açar.
"Ksenophon'da Astyages Keyhüsrev'e, son dersinde neler öğrendiğini sorar; o da şunları söyler: 'Okulumuzda uzun boylu bir çocuğun küçük bir başlığı, kısa boylu bir çocuğun da büyük bir başlığı vardı. Uzun boylu ötekinin başlığını çekip aldı ve ona kendi başlığını verdi. Öğretmen bu meselede beni hakem yaptı: Ben de bu değişmeyi yerinde buldum; çünkü başlıklar ikisine de böyle daha iyi yakışıyordu. Bunun üzerine öğretmen bana hata ettiğimi anlattı: Ben yalnız yakışıklılığa bakmıştım; oysa, önce adaleti düşünmek gerekliydi: Adaletse kimsenin malının zorla alınmamasını emrediyordu.' Uzun boylu çocuk kırbaçlanarak cezasını çekmiş; tıpkı bizim köyde, Yunanca, filan fiilin filan zamanının filan şahsını bilmeyen çocuğun kırbaçlandığı gibi!
Bizim hoca ağzıyla kuş tutsa beni kendi okulunun bu okuldan daha iyi olduğuna inandıramaz."