Oysa çok özlemiştik, her saniyeyi düşlemiştik
Eften püften küsmemiştik, hiç böyle ayrı düşmemiştik
Eğlenmek istemiştik ama eğlenmek istemişsin benimle
Arzularken aldım darbe, bunu beklememiştim
EĞER toplumun gözünde iyi bir ada sahip olmanın beş para etmediğini biliyorsanız nasıl davranırsınız? Marcu Aurelius’un, gelecek kuşakların ne düşüneceğinin çağdaşlarınızın ne düşündüğünden daha değerli olmadığı inancını paylaşıyorsanız? İyi olmak bu durumda mümkün olur mu? İyi olmak arzu edilir bir davranış mıdır?
BAYAĞI ve vasatın bitmeyen ifşasıyla yüreklerimizin artık katılaştığı günümüzde, şimdi de hâlâ bize şeytani gelenin ne olduğunu görmek öğreticidir. Uyuşuk bilincimizin kaba etlerini tokatlayıp dikkatimizi çekecek olan ne?
“Allegro mi sembrava Amor tenendo
Meo core in mano, e ne le braccia avea
Madonna involta in un drappo dormendo.
Poi la svegliava, e d’esto core ardendo
Lei paventosa umilmente pascea
Appreso gir lo ne vedea piangendo. ”
Gecenin ilk üç saati neredeyse bitti,
Bütün yıldızların kendini gösterdiği o vakit,
Hâlâ hatırasıyla ürperdiğim
Aşkın birdenbire bana göründü.
Aşk, kalbimi avuçlarında tutarken,
Ve kollarımda kadınım tüller içinde uzanırken
Tepeden tırnağa pür bir neşe gibi geldi bana.
Sonra uyandırdı onu ve kadın, tir tir titrerken uysal
Yedi bitirdi aşkın avuçları arasındaki kömürleşmiş kalbimi
Ağlıyordum aşk uzaklaşırken.