Bir cümleyi yarıda bırakmak gibiydi seni sevmek,
özne belliydi ama yüklem hep kaçaktı.
Zaman, dipnotlarda büyüyen bir yanılgıydı
ve biz, anlamı erteleyen iki okur
aynı paragrafın farklı yalnızlıklarında.
Kahveler soğudu,
fikirlerimiz gibi.
Camdan baktık:
şehir, beni yanlış anlamış gibi kalabalıktı;
ilerlediğini sanıyor,
oysa sadece dönüyordu kendine.
Sen susmayı seçtin
ben bunu estetik sandım.
Oysa bazı sessizlikler
derin değil, ihmaldir.
Bunu geç öğrendim.
Bir kitap kapandı aramızda,
ne son cümlesi güçlüydü
ne de başı masum.
Sadece altını çizmediğimiz yerlerden
kırıldık.
27.12.25
~ Halil Turan