“Akılsız bir kimsenin hırsı gitgide büyür, tıpkı sarmaşık gibi uzar gider. Bu hırs hayattan hayata geçer, tıpkı meyve arayışında olan ve ağaçtan ağaca atlayan maymun gibi. Zehirli ve amansız olan bu susuzluğa kapılmış bir kimsenin etrafını acı ve sıkıntılar sarar, tıpkı hızlıca çoğalan sarmaşık gibi.
Bu susuzluğun bu dünyada giderilmesi mümkündür. Bunu başarmış bir kimsenin üzerinden bütün sıkıntılar düşer; tıpkı lotus çiçeğinin yaprağından yağmur damlalarının kayıp düşmesi gibi.”
“İnsanlar adaletten uzak kalarak, anlamsızca sever ve boş yere inanır. En erdemli insanların nesilden nesile devam ede gelen yanılgısı şudur ki, fakir insanlara yardım etmek için, Tanrı’nın bizlere buyurduğu yegâne yol olan adaleti sağlamak yerine, sadaka vermekle, sabretmeye dair nasihatleriyle, umut vermekle ve her türlü sakinleştirici ve teselli edici yöntemlerle yardım etmeye çalışmalarıdır.”
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim. Bakara 160