Susmak sana nefreti kusmak gibi
Kelepçe yok ellerim tutsak gibi
Tuttuğum şu sıcak eller kimin?
Yokluğun, yokluğun susmak gibi
Susma Öyle seslenir Geceler
Bir bulut olma sakın peşinden hep gelemem.
Her yanım yara ve harap
Sevme Öyle kıskanır Geceler
Kıskanırım gözlerin olurum,
terse döner birgün özlemin olurum
Bil ki bugün gözlerim doludur,
düşüyorum bak getirdim sonumu..
Aşk acı çekmekmiş anladım
öyle bir acı ki ne bu deniz mavi artık ne de bulutlar beyaz
güneş aşkı bilse kapkara olur doğmazdı bir daha
ya ben nasıl uyanıcam her yeni güne
şu aydınlık gökyüzü gece gibi görünürken bana
aşk günahmış meğer
yoksa ben miyim günahkar
peki nasıl söküp atabilicem bu kalbi göğsümden
nasıl unutucam daha ilkbaharında hayatımı çöle çeviren o sıcak günleri nasıl?
Allahım aşk pişmanlıkmış aldanmakmış çaresizlikmiş boyun eğmekmiş kara kadere