Düşsel Peri

Düşsel Peri
@Halime4733
3 Ocak 2003
19 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
"Aslında siz kadınlar süreklilik ve tam bir aidiyet istiyorsunuz, inan bana; bunları beni seven kadından biliyorum, Fenya. Çünkü aslında bunu istiyor olmasaydı, yaşamı benimle paylaşmayı öylesine yü-rekten istiyor olmasaydı, bu gerçek bir sevgi olmaz, aksine sadece bir... evet, sadece saf hayal olurdu..." "Aksine sadece katıksız kösnül bir tutku olurdu... katık-sız kösnül bir tutku,"
Sayfa 59·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
"Karşınıza bir şey çıkıyor ve sizi teslim alıyor, siz de kendinizi bırakıyorsunuz, artık hesap kitap yapmayorsunuz, hiçbir şeyden çekinmiyorsunuz ve artık yarım kalan bir şeyle yetinmiyorsunuz, hiç düşünmeden, hiç kuşkuya kapılmadan, hatta ayrımına varmadan alıyor ve veriyorsunuz; tehlikeye gülerek, kendinizi unutarak bakıyorsunuz; takatten kesilen bir akıl ve yoğunlaşan bir ruhla ilerliyorsunuz, ilerliyorsunuz... varabileceğiniz en, en yüksek yer bu değil mi? Seçkinliğimiz, soyluluğumuz burada değil mi?.."
Sayfa 47·Kitabı okudu
1000Kitap
"Ama bütün bunların hepsi boş laf aslında! İki aşık için önemli olan her zaman dünyaya değil, birbirlerine nasıl baktıklarıdır. Mutluluğun ne kadar korunacağı, ne kadar sağlam olduğu veya çıkan ilk sorunda peki birbirlerini terk edip etmeyecekleri; bu sorular insana daha çok eziyet eder." Fenya'nın dudaklarında onun bir karakteristiği olan kaygısız, berrak gülümseyişi uçuştu. "Niçin eziyet etsin ki?" diye yarı hayretle yarı isteksizce sordu Fenya. "Sevdiğim bir adamı tam da bir sorun çıktığında terk edeceğimi düşünemiyorum bile."
Sayfa 39·Kitabı okudu
1000Kitap
Bir kadın üniversite eğitimine başladığında sadece kafasıyla, zekasıyla değil, tum istemiyle, tüm insanlığıyla kendini veriyor. Sadece bilgi edinmekle kalmıyor, yaşamdaki zihinsel devinimde de küçük bır pay sahibi oluyor. Siz bilimden sadece yaşlılar içın, yaşamdan kopuk insanlar için uygun bir meşguliyetmiş gibi söz ediyor-sunuz. Ama belki de sadece erkeklere böyle hissettiriyordur. Kadınlar arasındaysa bilim genç, güçlü ve dinç olanlara çekici geliyor!"
Sayfa 11·Kitabı okudu
1000Kitap
Rosalind Franklin 1950'li yıllarda, Ingiltere'nin en önemli üniversitelerinden biri olan King College'da kendisini DNAnan yapısını çözmeye adamış bir bilim insanıydı. Bu konuda çok fazla insanin cesaret edemediği bir yöntem olan X-ray tekniklerini kullanmaktaydı. O tarihler, dünyadaki tüm kadınların ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü bir dönemdi. İşin ilginci bu saçma bakış açısı hem bilimin içinde hem de üniversitelerin duvarları arasında bile nefes alma imkânı bulabiliyordu. O dönem bilimle uğraşan kişilerin çok büyük bir kısmının erkek olması bu kötü kokulu nefesin en önemli kaynağıydı. Rosalind Franklin'in çalıştığı laboratuvarın yöneticisi pozisyonunda olan Maurice Wilkins de kadınları ikinci sinif insan olarak gören bir bakış açısına sahipti. Ne kadar çalışkan olursa olsun Rosalind'i hep yetersiz olarak görmüştü. Ama bu durum Rosalind'in zerre umurunda değildi çünkü ken-disi böyle saçma şeylerle uğraşmak yerine tüm vaktini bilime adamıştı. Uzun zamandır kafasına taktığı şey DNA'nın yapısını çözmekti. Öyle ki, tek bir fotoğraf için yüz saatten fazla bir süre, zararlı X ışınına maruz kalmıştı. Ama sonunda amacına ulaşmış ve DNA'nın mükemmele yakın bir fotoğrafını çekmeyi başarabilmişti. Pia, Rosalind Franklin'in fotoğrafı ilk gördüğü anda kafasından neler geçmiş olabileceğini bilmiyordu. Muhtemelen çok büyük bir emeğin sonucunu elleri arasında tutmak müthiş haz veren bir duygu olmalıyolan olaylardı. Fotoğraf 51, bilim tarihinin en önemli buluşla di. Pia'nın emin olduğu tek şey, sonrasında meydana gelec bir şekilde fotoğrafla hiçbir ilgisi olmayan insanlar tüm öv rindan birinin ortaya çıkmasına aracılık edecekti. Ama ironik için maruz kaldığı X-ışınları yüzünden beş sene içerisinde güleri toplarken, Rosalind Franklin bu fotoğrafı çekebilmek kanserden
Sayfa 253·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam