Ne kadar acı verirse versin, tanıdık duyguları tekrar yaşama isteği her insanda olan bir içgüdüdür. Bilinen köy kılavuz istemez, sağladığı düzen insanı rahat ettirir. Kuralları biliriz, beklentilerimiz karşılanır, sürprizlerle karşılaşmayız.
Tüm enerjilerini kendi fiziksel ve duygusal varoluşları için harcayan anne-babalar, çocuklarına hep aynı mesajı gönderirler: "Duygularının hiçbir önemi yok. Önemli olan sadece benim varlığım." Yeterince ilgi ve değer görmeyen bu çocuklar, kendilerini yavaş yavaş görünmez hissetmeye başlarlar; sanki yaşamıyorlardır.
Memleketin bende bıraktığı yegane intiba basitlik oldu. Burada tabiat basit, muhit basit, halk basit, hulâsa her şey basitti. Benim gibi karmakarışık ruhlu bir adamın böyle yerlerde ne hale gireceğini tasavvur et.