Halime Anadolulu

Halime Anadolulu
@HalimeA
MÜ/Türkçe öğretmenliği
Denizli, 25 Ocak
140 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yıllar bo­yunca, olası her türlü acının mutlak sınırına ulaştığını düşünen bir insan, şimdi acının sınırının olmadığını ve daha çok, daha yoğun acılar çekebileceğini anlıyordu.
Reklam
Toplama kamplarında yaşayan bizler, o kamptan bu kampa koşan, ellerindeki son ekmek kırıntılarını vererek başkalarını te­selli etmeye çalışan insanları anımsayabiliriz. Sayıları az olabilir, ama bu bile, bir insandan bir şeyin dışında her şeyin alınabilece­ğini yeterince gösterir: İnsan özgürlüklerinin sonuncusu; yani, belli koşullar altında insanın kendi tutumunu belirlemesi, kendi yolunu seçmesi.
Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuz­daki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçek­ten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu.
Yaşam, bir dişçiye gitmeye benzer.Her an, daha kötüsünün henüz yaşanmadığına inanırsı­nız, oysa zaten yaşanmış bitmiştir.
Bismarck·Kitabı okudu
Şimdi bize, insanı kabaca her şeye alışabilen bir varlık olarak tanımlayan Dostoyevski’nin sözlerinin doğru olup olmadığı so­rulacak olursa, cevabımız, “Evet, insan her şeye alışabilir, ama nasıl olduğunu bize sormayın,” olacaktır. Psikolojik araştırmalarımız henüz oraya gelmedi; biz tutsaklar da o noktaya ulaşmış değildik.
Reklam