Halime Anadolulu

Halime Anadolulu
@HalimeA
MÜ/Türkçe öğretmenliği
Denizli, 25 Ocak
140 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Koskoca adamım, aşktan korkuyorum. Buna inan­mayınız. Bendeki korku değil. Beni garip eden korku değil. Korku insanı mahvetmez, sadece bozar, değiştirir. Oysa ben insanlıktan çıktım, çünkü korkmuyorum. Ben sadece yadırgıyorum. Niçin her şey, daha başka türlü ol­mamış diye, kahroluyorum. Nasıl olmasını istediğim hakkında, bir fikrim var mı? Asla! Böyle bir fikir sahi­bi olamam. Nasıl bir oluştan sevineceğimi kestiremiyo­rum. O halde neden korkayım? Ben aşka değil, şefka­te muhtacım. Halbuki ne kadar zamandır, herkes şefka­tini kendine saklıyor.
Reklam
Bir erkeğin “kadınlara ait” bir iş yaptığında kadınlara yardımcı olduğunu düşünmesi ve bunun oradaki herkes tarafından da böyle düşünülmesi, beni erkekler otururken oradaki kadınların iş yapmasından bile daha çok irrite ediyor. Mesele, kimin ne kadar, ne iş yaptığı değil; mesele o işin normalde kadına ait olduğuna dair o çok yanlış yerleşik zan. Bu şekilde iş yapmanız, o zannı güçlendirmekten başka işe yaramıyor.
Bir şehir dolusu adamın, kadının ve çocuğun pabuçlarını boyarım ve işime, gece uykumda devam ederim. Ellerim daima, kendi renginden başka renklere boyalıdır. Sizler hep ayakkabılarınızı benim burnuma uzatı­yorsunuz. Sonra “bizzat” ben, kendi ayakkabılarımı, kendi burnuma uzatıyorum. Ben elbette önemli bir kimseyim. Fakat ben asıl, ayakkabılarım hiç olmadığı zaman önem kazanırım. Bütün yeteneksiz sanatçılar ve politikacılar başıma üşüşürler. Halbuki ben, onlarsız da, politika ve sanatım.
Sokaktaki Adam:·Kitabı okudu
Bana inanmaktan bahsediyorsu­nuz. Beyhûde zahmet! Her inanç, bir miktar hayali ge­rektiriyor; oysa ben artık, sadece daha az ıstırap çek­mek için hayal kuruyorum, inanmak için değil. İrili ufaklı bir sürü inancın gerisinde, ezeli ve şâhâne sersemlikleri sezdikten sonra, neden kendi sersemliğimi seçme­yeyim? Hemen herkes umumi ve şanlı isimler altında, kendi sersemliklerine inanmıyor mu?
Birtakım adamlar var; bürolara, acentalara, sigorta şirketlerine, gazete idarehanelerine girip çıkıyorlar. Yüzleri daima gergin, ağızları sımsıkı kapalı. Birbirlerine ve herkese, düşmanca bakıyorlar. Tahammül edemiyorum. Çünkü, ben onlar gibi yapa­mıyorum. Tabiatım elvermiyor. Ben herkese inanıyo­rum. Gazetelere, ajans haberlerine, siyasi partilere ve herkese. Halbuki, ümitler insana yetmiyormuş. Kimse­nin etlisine sütlüsüne karışmak, fikrimden geçmez. Ama neden başkaları, durmadan benim etlime sütlüme, bu­runlarını sokuyorlar?
Sokaktaki Adam·Kitabı okudu
Reklam