Halime Kürkçü

10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 00:07
Adından da anlaşılacağı üzere Savaş ve Açlar, savaşla birlikte yitirilenleri ve geride kalanların verdiği açlık mücadelesini anlatıyor. Yazarın hayatına baktığımda, kitabın ilk yarısındaki kayıp ve zorlukları belli bir hazırlıkla okusam da ikinci yarıdan sonrası benim için hayli zorlayıcıydı. Sayfaları merakla değil, neredeyse korkuyla çevirdim. Vatan için savaşmak, geride kalan sevdiklerimizin rahat etmesi içindiyse; peki rahat edenler kimlerdir? Zenginler bedel ödeyip askere gitmeden refah içinde yaşamaya devam ederken, şehit aileleri açlıkla mücadele ediyorsa kimin için savaşılır? Yazar bu adaletsizliğe öylesine içerlemiş ki, bu sorgulamayı tekrar tekrar yineliyor. Sadece cephede silah tutmak kahramanlık değildir; geride kalanların açlığa karşı verdiği mücadele de bir o kadar kahramancadır. Anlatılanların kendi vatanımız, kendi insanımız olması müsebbibi ile etkilenmemek mümkün değil. Akıcı bir dile sahip olmasına rağmen, içeriğiyle oldukça ağır ve sarsıcı bir okuma oldu benim için.
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,200 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 01:47
Tespitler harika. Gündelik olaylarla, filmlerle, yazarlarla esprili bir dille duygularını tarif etmesine bayıldım. Farklı, özgün ve zekice bir tarz olmuş. Dilime pelesenk oldu: “Şöyle oldu Osman, böyle oldu Osman…” Gezegenlerin ne halt ettiği belli değil Osman, astrolojiye kurban gitmeyelim. Kanun namına geri dön, barışalım Osman. Keyifli okumalar.
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 21:16
Yazar amacına ulaşmış sanıyorum; zira bir oturuşta bitirdiğim ama bir türlü aklımdan çıkmayan bir kitap oldu. Hayatımızı idame ettirebilmek için bir sisteme dahil oluyor, kabul görmek adına da içinde bulunduğumuz toplumun normlarına uymak zorunda kalıyoruz. Peki, normal olan ne? Normalin dışına çıkıldığında nasıl da rahatsız edici olabiliyor; tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Mesela kıyafet seçiminde kendisine dayatılanı değil, herkese garip gelecek olsa da kendi seçtiğini giymeyi tercih ediyor. Gerçekten kendi tercihlerimizle mi yaşıyoruz bu hayatı? Farklı düşünmeye başladığımızda mı yalnızlaşıyoruz, yoksa yalnız hissettiğimizde mi deliriyoruz? Okurken sürekli gergin hissettim kendimi; endişelenmekten yoruldum ama yine de üzerine saatlerce konuşmak isterdim. Yazar, anlamak istediğini okuyucuya bırakmış. İlgisini çekenler için keyifli okumalar.
Sürücü KoltuğuMuriel Spark · Siren Yayınları · 20181,344 okunma
8/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 09:18
Ne okudum bilmiyorum ama sonuna kadar okudum. Bu kadar durağan bir kitabı nasıl keyifle, sıkılmadan okudum onu da bilmiyorum. Kuzeninin davetiyle birkaç gün doğada tatil yapmak için giden bir kadının ertesi sabah uyandığında etrafının görünmez bir duvarla çevrildiği ve yalnız başına kalmış olması ile başlıyor. Hayatta kalma mücadelesi, doğa tasfirleri o kadar gerçekçi ki bu konuda hiçbir bilgim ve fikrimin olmayışı beni rahatsız etti. Fiziksel ve zihinsel sağlık açısından farklı bir pencere açtı hayatımda bile diyebilirim. Önceden tasarlanmış hayatlara doğuyoruz ve hayatta gerçekten ne yapmak istediğimizi sorgulayamadan hızlıca tükeniyor. Oysa ancak yavaşladığımda canlandı orman diyor mesela yazar. Safi hayatta kalma mücadelesi verirken cinsiyet ortadan kalkıyor pek bir şeyin önemli kalmıyor, hayatın anlamını kavrayabiliyor ve sadece sevdiklerine tutunarak devam edebiliyor. Hayatta kalmak için sadece gıda, barınma ve sevgiye ihtiyaç varsa bu kadar tantana niye? Çeviri de gayet akıcıydı ilgilisine tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
DuvarMarlen Haushofer · Can Yayınları · 2008569 okunma
9/10
·289 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 21:47
Komşunun köpeği Wellington'un öldürülmesi ve Christopher'in bu cinayeti aydınlatmaya karar vermesi ile başlayan hikayesini okuyoruz. Bize sıradan gelen birçok şey bir espri bazen mecazen kurduğumuz cümlelerin kafasında yarattığı kaosu, kırmızı renk arabaların süper iyi günlerin işareti olduğunu, dokunulmaktan hoşlanmadığını ama hayvanları çok sevdiğini çok özel olan Christopher'in gözünden okuyor ve anlamaya çalışıyoruz. Kitabın sonundaki matematik problemini birçoğumuzun okumaya bile gerek duymadığını varsayarsak ona göre sıradan olan şeylerin de bizim beynimizde kaos yarattığı gibi bir şeydir diye düşündüm genellikle ki bu da yazarın başarısı sanırım :) Ebeveynlerin de bocalaması, başa çıkmaya çalışması farkındalık katıyor. Kitabı okurken Temple Grandin'in hayatını anlatan filmi geldi aklıma sıklıkla. Bakış açınızı genişletecek, içinizi ısıtacak bazen de acıtacak harika bir kitap. Keyifli okumalar.
Süper İyi GünlerMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,171 okunma