Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK
9/10
·352 syf.··
2025 33. kitabı
Levlâ; hayatı dışarıdan mükemmel gözüken ama içten içe kırılmış, yaraları olan bir kadındır. Bir sanatçıdır, aynı zamanda duygularını notalara, kelimelere ve sessizliklere döken biridir. Kitap boyunca onun geçmişiyle yüzleştiğine, travmalarını kabullendiğine ve kendini iyileştirmeye çalıştığına tanıklık ederiz. Hikâye klasik bir aşk romanı gibi başlasa da, zamanla derinleşir. Levlâ, sadece bir adamı sevmez; aslında kendini sevmenin ne olduğunu öğrenir. İçinde tuttuğu acıların, bastırdığı duyguların ve yarım kalmışlıkların bedeninde ve ruhunda nasıl izler bıraktığını fark eder. Onun için aşk, bir kapı gibidir: geçmişe açılır, sonra geleceğe uzanır ama en sonunda “şimdi”de kalmayı öğretir. Romanda İstanbul’dan Kapadokya’ya, yurtdışı şehirlerine uzanan mekân geçişleri vardır ama bunlar sadece coğrafi değil, aynı zamanda ruhsal geçişlerdir. Her şehir, Levlâ’nın iç dünyasında bir katmanı temsil eder: çocukluk, yas, pişmanlık, tutku, umut… Levlâ'nın karşılaştığı insanlar, tıpkı bir aynaymış gibi onu kendine gösterir. Eski bir dost, eski bir aşk, bir yabancı... Hepsi kendi içindeki "bâtın"ı, yani gizli olanı ortaya çıkarır. Zahir, dıştan görünen, herkesin fark ettiği yüzeydir. Bâtın ise içeride saklı olan, kişinin kendine bile itiraf edemediğidir. Levlâ, bu iki dünya arasında sıkışmışken, nihayet kendi özünü, öz değerini ve gerçek benliğini keşfetmeye başlar. Kitap boyunca felsefe, kadim bilgiler, enerji, müzik ve sezgisel anlatım iç içedir ama bunlar okuru yormadan, hikâyeye ustalıkla yedirilmiş.
LevlaNalan Miri Sözer · Artemis Yayınları · 202165 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Halime Acar

, bir kitap okudu
9/10
·352 syf.··
2025 33. kitabı
Nalan Miri Sözer
8.4/10 · 65 okunma
"Kendinden vazgeçecek kadar çok sevdiğin herkesi kaybediyorsun. Hayat sana kendini hatırlatıyor. Sanırım benim bu dilemmayı çözüp önce kendimi sevmeyi öğrenmem lazım."
Sayfa 174 - Artemis yayınları·Kitabı okudu
10/10
·496 syf.··
2025 31. kitabı
Sevgi, kapısının önünde hiç tanımadığı bir adamı gördüğünde kim olduğunu bilmese de onu daha önce gördüğüne emindir. Karşısındaki kişi Yiğit’tir. Onu çok iyi tanımasına rağmen hayatında hiç yüz yüze gelmemiştir. Yiğit’in Sevgi’ye bir teklifi vardır: İngiliz bir kadın, Kıbrıs’ın geçmişine dair bir film çekmek için adaya gelecektir ve bu filmde ona en iyi rehberlik edecek kişinin Sevgi olduğuna inanmıştır. Sevgi’nin içi her ne kadar bu işe pek ısınmasa da teklifi kabul eder. Daha önce belirledikleri kişilerle birlikte İngiliz kadın Sarah’ı da alarak; 1958, 1963 ve 1974 yılları arasında yaşanan savaşın insanlarda bıraktığı izleri, yaşanan acıları ve kayıpları, siyasi oyunları, Kanlı Noel’i, EOKA terörünü, Türk halkının maruz kaldığı işkenceleri ve zorunlu göçleri adım adım dinleriz. Zuhal, Sümer Öğretmen, Matematik Osman, Tomris Hanım, Terzi Süha ve daha birçok kişinin hayatına dokunan bu tanıklık, okuyucuyu derinden etkiler. Ancak beş günlük bu süreç, hiç beklenmedik bir olayla sarsılır. Kapalı Maraş’a gidecekleri gün Sarah ansızın ortadan kaybolur. Herkes büyük bir şaşkınlık yaşarken, Sevgi'nin hisleri bir kez daha onu haklı çıkarır. O andan itibaren hepsi sırlarla dolu bir çıkmazın içine düşer. İki ay sonra Yiğit yeniden Sevgi'nin kapısını çalar. Peki, bu defa geçmişte bıraktıkları neleri ortaya çıkaracaktır? Yazarın her kitabı mı hem öğretici hem de bu kadar etkileyici olur! Sema Soykan’ın yıllarca araştırarak, ilmek ilmek emek verdiği, adeta bir bilgi hazinesi olan bu kitap; yalnızca bir roman değil, aynı zamanda bir tarihe tanıklık… Kıbrıs’ta yaşananları çoğumuz az çok biliriz ama bu kitapla birlikte o dönemleri yaşayan insanların gözünden görmek, onları dinlemek ve hissetmek bambaşka bir şey. Okurken içim sızladı, yaşananları hayal etmek bile yeterince
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025593 okunma
"Uçmayı uçarak öğrenemeyiz sevgili Levlå... Önce yürüyecek, sonra koşacağız, sonra da rüzgâra karşı dans etmeyi öğrenecek ve en sonunda uçacağız."
Sayfa 52 - Artemis yayınları·Kitabı okudu