Problem: YOL'u arayan kişi, ne olduğunu bilmiyor...
16 Mart 1972
tabiî bir yol da sürekli bunaltı içre yaşamayı öğrenmek - ama bu bir rahatlama yolu olurdu gene de -bir kabullenme yolu, bir 'Evet'...
10/11 Ekim 1981
...Neyse- varsın sen; ve ben, elbet bulacağım bir yol - varsa eğer bir yol - ya da benim varsa, bir yol bulma yeteneğim yetersem buna...
15 Ekim 1981
Böylece de, kuşkulu insandır uygar kişi: bir türlü emin olamaz -olsa, duyduğu güvenden kuşkulanır; yine, huzursuzluğa gider... İlkesi, "şüphelenmiyorum, demek ki yanılıyorum"dur. (Onun 'diamonion'u Sokrates'inkinin yaptığının tam tersini yapar: sahibini, o doğruyu bulduğunu sanınca tırmalar.)
Alışılmışa alışamayan insandır temelde uygar kişi -içinde bulunduğu toplumsal çerçeveye alışır alışmasına , ama alışmaya alışamaz bir türlü. Garipser durur...
Anlaması hiç bitmez uygar kişinin; anlamadıklarının da sonu gelmez - hep anlamayan insandır uygar kişi, çünkü şunu anlamıştır: anlaması biterse, uygarlığı da bitmiş demektir.