İbn Teymiyye, filozofların tümel kavram anlayışlarına şiddetle karşı çıkmaktadır. Ona göre bir tümel, insan zihninin dış gerçekliğe uyan veya uymayan soyutlamasından daha da fazla bir şey değildir. Bir tümelin, gerçek gibi farz edilmesi fıtrata aykırıdır. Çünkü fıtrat, gerçek dünyada tümel gibi şeyleri idrak edememektedir. Dış varlıklar sadece bireysel olup özel şeylerdir ve işte bunlar gerçeklerdir. Bu yüzden yalan haberlerle ilgili durum gibi filozofların tümel anlayışları gerçekte var değildir.
Gazzâlî'de ayrı bir bölüm olarak bulunmayan, fakat Hocazâde tarafından müstakil olarak tartışılan "Hakîkî Bir'den ancak Bir çıkar" başlıklı meselede Karabağî, Hocazâde'yi zaman zaman tenkit etse de meseleyi onun sistematiğini izleyerek açıklamaktadır. Karabağî'ye göre müteaddit işlere sudûr eden şey, Allah'ın mutlak vücudu değil, o ma'lûllerin kendilerine has varlıklarıdır. Yaratılmaya muhtaç olan mutlak vücûd değil, kendilerine mahsus özel varlıklardır. Ayrıca Karabağî bu konuda Celaleddin Devvânî'nin görüşlerini serdederek, meseleyi çoklu tartışma platformuna çekmiştir.