Hazret-i Ömer (ra) namaz kılan kölelerini azat edip hürlüğe kavuştururdu. Bu huyunu öğrenen köleleri de cemaatle namaz kılmak için mescide gidip bunu Hz. Ömer'e gösterirdi. Maksatları namaz kılmak değil özgürlüklerinė kavuşmaktı. Hz. Ömer(ra) bu hallerini bilirdi. Zira köleler bağışlanıp azat olduktan sonra namazı bırakır, mescidin yanından bile geçmezlerdi. Bunu bildiği halde namaz kılan kölelerini özgür bırakmaya devam ederdi. Biri Hz. Ömer'e(ra) şöyle dedi:
"Ey Ömer! Bu kölelerin seni kandırıyor. 'Efendimiz bizi namaz kılarken görüp özgür bıraksın' diyerek namaz kılıyorlar."
Hz. Ömer(ra) şöyle cevap verdi:
"Eğer aldanırsam Allah ile aldanmayı tercih ederim. Olsun, Hak Teâlâʼyla beni aldatsınlar. Bırakın, Hak yolunda aldanayım."
Ey aziz kardeş! Aldanıyorsan, Hak yolunda aldan, seni Hak ile aldatsınlar. Zira Dost ile aldanan aldanmaz. Bütün ömrün danmayla geçti. Bir gün yanılıp da Hak için kandırılsan ne olur?
Nefsin, dünya ve şeytan için defalarca aldandın, bir gün de Rahman için aldan.
Oturup muhasebemizi yapalım şimdi kardeşler. Daha yaşarken "cennet ile müjdelenen" Hazret-i Ömer (r.a.), son
nefesinde yüzünü oğlunun dizinden toprağa koyuyor ki, Rabbim benim acziyetimi görsün, belki affıma vesile olur!
Ahh, bir de bizim aldanışlarımıza bakın!
Bu din, bu ashab neyimize yetmedi bizim?
Güvenemiyoruz bir türlü Rabbimizin ne
sistemine, ne kanununa! "İsviçreli bilim
adamları" deyince akan sular duruyor, haramlar bir anda helal oluyor ama Allah ve Rasûlü deyince "ama" demeler başlıyor..!