Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak.
Gitgide soğuyor bu kaldırımlar, bu sokaklar, bu meydanlar. Bu kentin her bir köşesi gitgide soğuyor. Bakışları siniyor soğuk. Yüz yüze bakışmalardan üşüyoruz artık. Herkes bir diğerinin donduran bakışlarından uzaklaşmaya çalışıyor. Bir parça olsun huzur verecek teselliler yok artık. Dua cümlelerini hatırlamıyor kent. Sokaklar ışıklandırılıyor, barlar, kafeler, alışveriş merkezleri, bilbordlar, evler, her yer ama her yer ışıklandırılıyor ama bakışlardaki karanlık yine de kaybolmuyor. İnsanların üşüyen ruhlarına ışık da teselli olmuyor. Kaçacak yeri yok kimsenin.