…Hatta , körlerin içinde yaşadığı karanlığın nihayetinde ışığın yokluğundan başka bir şey olmadığını, körlük dediğimizin, canlıların ve nesnelerin üzerini örterek siyah peçesinin ardında onları el değmemiş halde tutan bir şey olduğunu düşünmek noktasına bile gelmişti. Şimdiyse tam aksine öylesine bütün, öylesine ışıl ışıl bir beyazlığın içine dalmıştı ki bu beyazlık sadece renkleri değil, nesnelerin ve canlıların kendilerini de soğurmakla kalmayıp yutuyor ve böylece onları iki kat görünmez kılıyordu.
Yaratılmamış olan yalnızca sınırsız zamandır;yalnızca bunun hiçbir ilkesi yoktur. Hiçbir şey onun üstünde değildir; o daima var olmuş ve var olacaktır.