Harbin,insan mevcudiyetinin bir parçası olmasından bahsediyorum.Bizlerin nasıl bir mahluk olduğundan...Ne yazık ki,insan,tek tek ya da topluca öldürmekten zevk alan yegane hayvan türü..
İyi ya da kötü,korkak veya cesur ,iradeli yahut kaypak,velhasıl ötekilerde ne varsa,bizde de aynısı var.Kendimizi çok mühim zannediyoruz ama değiliz, hiç değiliz.Hepimiz etten kemikten müteşekkil, dayanıksız varlıklarız.Ve eğer kendimizi bağışlama kabiliyetinin olmasaydı, varlığımızı surduremezdik.İrade,tutarlılık,kararlılık hepsi güzel lakirdilar ama atalarımız bu değerlere sadık kalsaydı, inan bana insan denen mahluk çoktan gitmişti yeryüzünden...
Hayat üzerimize geldiğinde,günler katlanılmaz olduğunda,siginabilecegimiz edebiyat adında şahane bir liman var.Üstelik yapacaklarımız sadece kendimiz için değil,başkaları için de sığınak olabiliyor,onlara yeniden yaşamak sevinci verebilir...
Cesaretin ırklarla,milletlerle alakası yoktu.En az öteki milletler kadar cesurduk biz de.Sadece fert olarak yeterince gelişmemiştik. Hep güçlü hükümdarlar,güçlü devletler...Öyle büyük bir baskı vardı ki insanların üzerinde,fert ortaya çıkmamıştı bir türlü. Kimse kendisi olamamış,hep bir lidere,bir öndere ihtiyaç duymuştu...