Halise Feyza

Halise Feyza
@Halovizz
İstanbul, 27 Temmuz 1994
35 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
Halâ Balzac
Bilir ki, her duygu, gücü dağılmadığı sürece önem kazanır; her insan, bir amaca yoğunlaştığı ölçüde büyük olur; bir tutku,savrulmadığı, ayrı ayrı arzulara dağılmadığı, bütün diğer duyguların özsularını gasp ederek ve doğaya aykırı olarak kendi içinde topladığı takdirde güçlü olur ; tıpkı bahçıvanın kardeşlerini kestiği ya da boğduğu bir dalın, katbekat bir gümrahlıkla çiçek açtığı gibi.
Sayfa 33 - Can yay.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Balzac
Duygusal taşra kızı Eugenie Grandet'nin, pinti babasının önünde para kesesini titreyerek kuzenine armağan ettiği anda, yürekliliğiyle, Fransa'nın her pazar meydanında mermer heykeli parlayan Jeanne d'Arc'tan geri kalmadığını bilir.
Sayfa 32 - Can yay.

Halise Feyza

, bir kitap okudu
7/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Daphne du Maurier
8.6/10 · 969 okunma
Ölüleri, mezarlarında bırakmazsanız yaşayamazsınız.
7/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
Şöyle ki; kitap gotik edebiyat türünde olarak geçiyor ve gerçekten anımsatıyor da. Saysan sayarsın. Başrol karakter kız çok silik, adı bile yok zaten. Ölü kadın olan Rebecca ikinci başrol karakter ama adıyla sanıyla her yerde. (bkz. Kitabın adı Rebecca) Ama asıl başrol mekan olan Manderley. Okurken bile manyağı oldum böyle bir malikaneye sahip olmak için şahsen ben de o adamla evlenirdim silik kız, aferin. Gerçi o, adama aşık oldu ama olsun. Yan karakter diyebileceğim baş erkek karakterin yani Maxim'in yardımcısı Frank'in manyağı oldum. Böyle dostun olsun milyon borcun olsun, halledilir. Kitap güzeldi. Okurken beni afakanlar bastı, başrol siliğin özgüvensizliği beni sinirden kudurttu ama sonra güzel bir gelişim gösterdi. Yani kendisine göre iyi sayılır. Güzel kitap. Çıtır çerez.
Edebiyat
RebeccaDaphne du Maurier · İthaki Yayınları · 2020969 okunma
Değiştir annem, DEĞİŞTİR YA HU!
Frank bana geçmiși unutmamı sõylemişti. Benim de istediğim buydu. Ama Frank her gün benim gibi sabah odasında oturmuyor, onun kullandığı kaleme dokunmuyordu. Ellerini sümenin üzerine koyması, onun yapıştırdığı etiketlerdeki yazıları görmesi zorunlu değildi. Şöminenin üzerindeki şamdanlara, saate, içinde çiçekler olan vazoya, duvarlardaki resimlere bakması ve her Allah'ın günü bütün bunların ona ait olduğunu hatırlaması gerekmiyordu. Onları o seçmişti. Bana ait değillerdi. Frank yemek odasında onun yerine oturmaya, onun tuttuğu bıçağı, çatalı tutmaya, onun bardağından su içmeye de mecbur değildi. Ona ait yağmurluğu omuzlarına atp cebinde onun mendilini bulan da Frank değildi hem . Kütüphanedeki sepetinde yatan, ayak seslerimi, bir kadına ait olan ayak seslerini duyup,gelenin beklediği kişi değil de ben olduğumu havayı koklayarak anlayınca başını tekrar aşağı indiren yaşlı köpeğin kör bakışlarına maruz kalan da o değil, bendim.
Sayfa 173 - İthaki yay.·Kitabı okudu