"Müslümanın kafa yapısını bilmeyen biri, onun ayakları yerden kesik bir hayat özlemi içinde bulunduğunu sanabilir. Onlara göre Müslüman, dünya alakalarını kesmiş havalarda gezen biri olarak görünebilir. Oysa onun, dünyaya atfettiği değer farklıdır. Kendini dünyadan müstağni tuttuğu için dünya belki ona ram olur. Burada, önemli olan kalkış noktasının ve gayenin (niyetin) ne olduğu hususunu kavrayabilmektedir. Niyet, dünyayı kendimize ram etmek değil, dünyaya istiğnadır. Biz dünyaya müstağni olursak, dünya bize hizmetçi olur. Fakat buradaki istiğna, dünyayı kendimize hizmetçi kılma niyetini de taşımaz. Aksi halde istiğna adı altında riya yapılmış olur."
"Kendisine Müslümanım diyen herkesten bilerek bilmeyerek mükemmel insan numunesi göstermesi bekleniyor. Herhangi bir kimsenin zaafından doğan kusuru bağışlanmaktadır, ancak kimse, Müslümanın da zaaf gösterebileceğini kabul etmek istemiyor. Bu kabullenmeyiş sadece Müslüman olmayanların Müslümanlar üzerindeki beklentileriyle ilgili değil... Müslümanlar da kendi aralarında böyle ayrımlar yapıyor. Sözgelimi namazına titizlik gösteren bir tacirden öteki tacirlere göre daha fazla şeyler bekleniyor. Başka Müslüman tacirler için mazur telakki edilebilen davranış ve tutumlar, ibadetlerini eda eden bir tacirde görüldüğünde tepkiyle karşılanabiliyor
Müslümanın yaşantısında böylesine bir tutarlılığın beklenmesinin diğer bir nedeni de, başkalarından beklenmediği halde, Müslümanda inançlarıyla bütünleşen davranışlar görme arzusudur."
"Bugün Müslümanlar, belki de dünyanın her yerinde, şu veya bu tonda, şu veya bu bağlamda şu soruyla karşılaşıyor: Siz ne istiyorsunuz? Basit, yalınkat bir cevapla: "Sadece Müslümanca yaşamak" denildiğinde şaşkınlık yaşanıyor. Peki, böylesi basit bir talep için bu hengâme niye? Bu vaveyla bu kadar basit bir talep için mi koparılıyor? Bu basit cevap karşısında şaşkınlık yaşanıyor, ama öte yandan bu kadar basit bir dilekte bulunan birinin dünyanın çoğu yerinde zindanlara atılması, işkenceye uğratılması umursanmıyor. Bunlar olağan görülebiliyor.
Demek ki, bu durumun anlaşılmasına bir mânia bulunmaktadır. Bu mânia onun algılamadaki sıkıntısıyla ilgili değil... Bu, zihniyet farkıdır."