Allah bir milleti egemenlikten mahrum etmek isterse, yöneticilerinin her türlü yanlış davranışta bulunmalarına, her çeşit rezilliği ve ahlaksızlığı işlemlerine müsaade eder.
Tek önder, kanunları ve gelenekleri umursamayarak yetkin devlet adamını taklit etmeye kalkışırsa ve taklit isteği hırs ve cahillikten kaynaklanıyorsa, işte o zaman büyük cesaret gerektiğinde yazılı kanunlara aykırı davranmak gerekir. Zaten böyle bir önder tiran adını hak etmez olur mu?
İnsanlar böylesine güçte bir insanın olduğuna ve onun bu hakla adalet ve eşitliği tüm halkına eşit bir biçimde dağıtacağına, fazilet ve bilimle devlet yönetmek isteyeceğine inanmıyorlar. Tam aksine onun aramızdan herhangi birisine canı istediğinde saldırabileceğine, kötü davranabileceğine, öldürebileceğine inanıyorlar.
Her devlet adamını görev süresi tamamlandığında, ister zengin listelerinden olsun, isterse halk arasından kurayla olsun, seçilmiş mahkeme üyeleri karşısında yaptıklarının hesabını vermesi gerekir.
Özündeki amacı bilmeden ona doğru gitmek ancak zannetmek, zamanı ve hayatı boşa harcamak olur.
Boşuna kendinizi kandırmayın; sürekli yaptığınız şey neyse siz osunuz!
Kendini olduğundan az göstermek, alçakgönüllülük değil, budalalıktır. Kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır.
Mutluluğun asıl kaynağı kişinin kendisi, aldığı kararlar, hayata bakış açısı ve çabasıdır.
Gerçek bir dost, iki gövdede yaşayan bir ruhtur.
Kötü olduğunu düşündüğün biriyle dost isen, sen de en az onun kadar kötülük yapıyor, kendi çıkarlarının ya da hazzının peşinden koşup onu kandırıyorsun.
Dengede kal, aşırıya kaçma. Aklını kullan, düşünerek karar ver. Dış etkenlere göre tavırlarını belirleme. Ölçülü ol, araştır, sor, sorgula. Hayatın içinde kal