Bir dinin tâbii olabilmesi için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.
Türk ulusu daha dindar olmalıdır yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum.
Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların, erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir!
Milletin şerefi, haysiyeti, hürriyeti, istiklali hakikaten tehlikeye düşmüştür. Bu felaketten kurtulmak, icap ederse vatanın son ferdine kadar ölmeyi göze almak lazımdır.
Padişah olsun, halife olsun, isim ve ünvanı ne olursa olsun hiçbir şahıs ve makamın mevcudiyetinin hikmeti kalmamıştır.
Tek kurtuluş çaresi, halkın doğrudan doğruya hakimiyeti ele alması ve iradesini kullanmasıdır.
Biz Ege’de işgalci düşmana karşı direndiğimiz zaman padişahın idam fermanını boynumuzda taşıyorduk. O idam sehpaları kurulur kimin aleyhinde işleyeceğini söylemek erkendir.
Liderlik babada oğula geçer hale geldiğinde, onlara hizmet etmek ve itaat etmek dinin bir gereği haline gelir. İnsanlar onlar için iman esaslarını savunurcasına savaşırlar.