I. BÖLÜM
TAŞLAR UYANIYOR
(kitâbeler)
Yenisey 1930
MAVİ gökyüzü.. Parlayan, parlak bir güneş...
Toprakta yarık halinde ilerleyen bir patika yolu.. Her yer taş parçası ve kurumuş bitki örtüsüyle kaplı. Geniş bir
alanı dilimleyen nice akarsu kolları var bu kıtada. Kimi yerlerinde yükselen, başı bulutların içerisinde kaybolan
dağlar, kimi yerleri gözün alabildiği kadar düz ve kurak toprak.. Asya..
Sıradan bir kış mevsiminin şubat ayında,
zemherinin bitiminde, gökyüzündeki bembeyaz kar bulutları, yerini gri renkteki yağmur bulutlarına bırakmaya hazırlanıyordu. Böylelikle, ortalığı kaç
zamandır kavurup duran soğukların belini kıracak başka bir tabiat kuvveti kendiliğinden tezahür edecekti. Fakat
beklenen yağmurlar çok daha sonraları gelecekti Anadolu’nun bu ücra köşesindeki köye.
Ama mevsimin hâlâ kış olduğunu bilmem niçin hatırlatıp durmaktayım kendime? Onun da üzerimdeki tesirinden bahis açacağım elbet. Bunu, karların o kırılgan
dokusundan değil belki, ama zırhını çoktan giyinmiş çelik miğferli fırtınanın camlarımdaki son çığlıklarından yapacağım ahdim olsun ki!