Şimdi düşünüyorum da, işte bu yolculuğuma çıkarken, bunu yeniden yaşayabilmenin hayalini kurmuş olmalıydım şuuraltımda. Umduğum şey belki de o eski bakıştan bir tane daha yakalayabilmek ihtimaliydi.
İlk damlalar düşmeden hemen önce kuvvetli yelle birlikte hemen önümdeki kavakların dalları oynaşmaya başlıyor. Yapraklar aynı yelle birbirine sürtünüyor, zuhur eden sesler, gaipten gelen bir uğultu halinde beni kendine doğru peyderpey çekmekte. Mazimdeki iyi olan her
şeye direndiğim gibi buna da direnebilirdim, direnmeliydim;
çünkü başka türlü hayata tutunamayacağımı zannediyordum.