Olma, olma,
Aksada çocuk olma…
Gazze’de çocuk olmak
Taşın, barutun, yıkıntının ortasında
Bir nefesi yarıda bırakmaktır.
Halepçe’de çocuk olmak
Gazdan önce ölümü koklamaktır.
Bosna’da çocuk olmak
Sırat köprüsünden mezara yürümektir,
Halep’te çocuk olmak
Sessizliğe gömülmektir.
Ninnilerden gayrı ne kaldı?
Bir annenin çatlak sesinde
Yarım kalan dualar,
Bir babanın nasır tutmuş ellerinde
Çözülemeyen kader.
Ağla, ağla gönül ağla,
Kimse değil, sen ağla.
Çünkü merhamet unutuldu,
Çünkü insanlık sustu.
Ebabil kuşları gökten inmedi,
Zalimlerin taşını taşla vurmadı,
Çünkü bekleyenler Selahaddin olmadı,
Kendi yolunu yürümek yerine
Başkasını bekledi.
Kerbela’dan miras kalan susuzluk