Hande Bektaş

Hande Bektaş
@Handebektas
Çünkü eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. Eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu da bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı.
Reklam
... Tekne güvertelerinde sarı yağmurluklu küçük kızların ufka bakarak gülümsediği bir kitap. Bütün kızların mutlu olduğu bir kitap. Ama sadece bir kitap. Aptal bir kitap. Hatta dünyanın en aptal ve en yalancı kitabı !
Yüzünü ellerinin arasına gömdü, uzunca bir süre ağladı. “ Babayı özlüyorum, annemi de,” dedi sonra çatlak bir sesle. “ Ama bazen burda olmadıkları... olmadıklarına seviniyorum.” “Neden” dedim koluna dokunarak. Hemen geri çekildi. “Çünkü...” dedi, hıçkırıkların arasında, kesik kesik, “ çünkü beni görmelerini istemiyorum... Öyle kirliyim ki.” Hıçkırdı, soluğunu uzun, hışırtılı bir iniltiyle salıverdi. “Pisim ve günah doluyum.”
'' "Daha çok anlat” dedim. “Hoşuna gidiyor mu?” “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.” “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?” “Gider gibi yaparız." ''