İşler öyle bir noktaya gelmiş durumda ki, hayatın tek amacı mutlu olmakmış gibi lanse ediliyor. Aslında tam olarak burada, işin temelinde bir yanlışlıklar var; mutlu olmak bir amaç gibi lanse edilse de aslında mutluluk bir sonuçtur. Sen şu hayatta yaşarken mücadele edersin, ilişkiler kurarsın, yaşarsın yani ve bunların sonucunda ortaya mutluluk çıkar mutluluğu bir amaç gibi düşündüğün zaman yaptığın şeyleri mutlu olmak için yaptığın zaman, çabalarının doğallığı ortadan kalkar ve sen sonuç odaklı düşünmeye başlarsın. Bana söylenen şu kadar şeyi yaptım ancak hala mutlu olamadım gibi bir beklenti ortaya çıkar.
Kibir ki kıl kadar ince bir damardı insan benliğinde. Kendini beğenme, üstün görme, başkalarını hakir görme gibi korkunç unsurlarla beslenince işte o zaman kök salar, dalbudak verirdi. Kibri kökten kurutmak elbette olmazdı. Ama zakkuma duracak o nahoş özelliği terbiye suyuyla aşılamak ve yabanlıktan kurtarmak gerekirdi. İşte o vakit kara çamurdan gül goncaları göğerirdi.