“Ne mutlu ki, mutlulukların felaket getirdiğinden pek söz edilmese de felaketlerin mutlu sonuçlar doğurmasına sık rastlanıyor,insanlık tarihi bunu kanıtlıyor,dünyamızın böyle çelişkileri var işte ve bazı çelişkiler üzerinde daha fazla duruluyor.”
Bu devir,sıradan insanın en parlak zamanı;duygusuzluğun ,bilgisizliğin,tembelliğin,yeteneksizliğin,hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.Kimse birşeyin üzerinde durup düşünmüyor.Kendisine ülkü edinen çok az.Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor:”Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?” Öte yandan iyilik isteyenler,insanlığın bin yıl sonraki geleceğini kendilerine dert ediniyorlar.İnsanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı.Herkes kendini düşünüyor.Kendisi kapabileceği kadar kapsın ,geride kalanlar isterse açlıktan ,soğuktan ölsün ,vız geliyor...
Yazarı bu kitapla tanıdım diyebilirim.Kitabın sonunda çevirmen “Cengiz Han’a Küsen Bulut” adını taşıyan romanı okumadan “Gün olur Asra Bedel” romanının tamamını okumuş olamayacağınızı hatırlatmak