Yürek boşluğu imiş evvelden kalan,
Toprağına almaz, yaşatmaz,
Çürütürmüş köklerinden âidiyetsiz çiçekleri.
Çok vakit oldu, biteli tesellilerim.
Denemedim ben de, dil-dârım toprağı sakladım kendime.
Koydum bir kavanozun içine,
Kokladım, sevdim; yuva oldu, sığındım.
Şimdi yakındır visaline erme lütfu.
Dünyadan kalan ruhumdan son beşerimdir sana bu sözlerim
Gül ile islenmiş sükûn-ı hayâlim
Yeniden başucuna tâlibim.
Yürek boşluğu imiş evvelden kalan,
Toprağına almaz, yaşatmaz,
Çürütürmüş köklerinden âidiyetsiz çiçekleri.
Çok vakit oldu, biteli tesellilerim.
Denemedim ben de, dil-dârım toprağı sakladım kendime.
Koydum bir kavanozun içine,
Kokladım, sevdim; yuva oldu, sığındım.
Şimdi yakındır visaline erme lütfu.
Dünyadan kalan ruhumdan son beşerimdir sana bu sözlerim
Gül ile islenmiş sükûn-ı hayâlim
Yeniden başucuna tâlibim.
Suluboya yapmak bana sabrı öğretti. Bir alan kurumadan çizim yapmaya çalışırsam boya dağılıyor ve toparlaması zor oluyor. Boya sağlam bir zemine tutunmak istiyor. Haliyle beklemem gerekiyor. Başlarda bu beni sinirlendiriyordu, hemen çizmek için can atıyordum. Sonra fırçada kurduğum hâkimiyetin yerini zarafet aldı. Bana da sabır kattı.
Öte yandan, renklerin birbirine karışması için bol suya ihtiyaç var. Bol temiz suya... Su kirli olursa renkler birbirine karışsa da bir önceki rengin kalıntıları onların harmonisini mahvediyor. İşte burada, fırçanın da boyanın da bir önemi kalmıyor.
Bazen bir yere çok koyu giriyorum. Eyvah diyordum başlarda, bu buraya çok fazla. Şimdi ise bolca su alıp koyuluğu seyreltiyorum, dalgalı ahenkli bir görüntü veriyorum. Boyalar sanki birbiriyle aheste aheste dans ederken kuruyorlar.
En zoru ise insan çizmek. İnsanları düşünüyorum, sanki ben insan değilmişim gibi onların hareketlerini gözlemliyorum. Genişçe bir gövde, çırpı bacaklar, eller cepte, gövdenin üstünde sabit bir kafa... Kulağa çok basit geliyor, ama iş yapmaya gelince canavara benziyorlar. Belki de ben insanları aç canavarlar olarak gördüğüm içindir. Tanrı'ya bir kez daha saygı duydum, acaba onun da en zor ve uğraştırıcı çizimi biz miydik?