Acımak, başkalarının çektiği azaba bakıp, onların yasını tutarmış gibi yaparak kendi mutluluğuna şükretmektir çünkü. Acımak, kıl payı yırttığın mutsuzluğun diyetini uğursuz, cüretkâr bir sadaka gibi dağıtmaktır.
O ta önceki yerleşik acı artık katılaştı, kalıcı bir ur hâline geldi: onunla da birlikte yaşamayı, ona da katlanmayı öğrenirim heralde - olmazsa da olmaz, zaten!..
En değerli hayalimdin sen, [—]: kendini yıktın!
Güzeldi ve değerliydi yaşadıklarımız; kendilerine layık bir yer bulacaklar ikimizin de yaşamlarında: Hüzünleri eksik olmayacak- ama olsun: o l a c a k l a r ya!..