Hayır diyerek sadece nerede durduğunuzu değil, başkalarının da nerede
durması gerektiğini işaretlersiniz. Bunu ifade etmediğinizde kimse ne sizin
duruşunuzu kestirebilir ne de kendi duruşlarının mesafesi hakkında fikir sahibi
olabilir.
Bahçenize izinsiz girilmesi sizi
üzer, öfkelendirir, haksızlığa uğramış hissedersiniz, gasp edilmişsinizdir,
yaralanırsınız, kendinize karşı da zalimleşirsiniz, sınırlarınızı koruyamadığınız
için yetersizlikle, özgüvensizlikle, beceriksizlikle suçlarsınız kendinizi...
Oysa kullanmanız gereken bir tane sihirli sözcük vardır kişilik bahçenizi
ihlallerden koruyabilmek için:
“Hayır!"
Sınırlarınız sizi siz yapar. Ait olduklarınız ama üzerinizde taşımadıklarınızdır.
Ötesiyle berisiyle kişiliğiniz bütünüyle size ait bir bahçedir. bu bahçede ne
yetiştirdiğiniz, neyi söküp attığınız, neyin yetişmesine kesinlikle izin
vermediğiniz tamamen sizinle ilgili...
Bahçenizde neyin yaşayacağına ya da yaşamayacağına sadece siz karar
verirsiniz.
Yabancıların bahçenizi çiğnemesini, ortalığı dağıtmasını istemezsiniz
kuşkusuz. Bu yüzden bahçenizin sınırlarını korumak kendinize karşı asli
görevlerinizden biri sayılır. Üstelik çok da kıymetli bir görev...