Son ana dek bir insanı sırf iyilikden tavuskuşlarıyla süslerler, kötü bir şey gelmez akıılarına, madalyonun obür yüzünü hissetseler bile, daha önceden kendilerine tek bir-kelme etmezler, tek bir düşünceye saplanırlar, iki elleriyle birden uzaklaşdırırlar gerçeyi, ta ki süsledikleri kişi onlara kendi burnunu gösterinceye dek!
Ayrıca bir insanı tanımak için, ona ağır-ağır ve dikkatle yaklaşmak gerekir, daha sonra duzeltip yoluna koymanın zor olacağı bir hata ve önyarğıya düşmeyesin diye.
Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum: Her meslekte olduğu gibi,öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var.Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir.Böylelerine bir dost nasihati veriyorum: Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar.Tüccar olsunlar,başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.''