Önemli olan, eski Norveç atasözünde ifade edildiği gibi, nasıl olduğunuz değil, olayları nasıl karşıladığınızdır, ama benim için doğadaki sessizliktir en büyük değere sahip olan. Kendimi en çöm evde hissettiğim yer orasıdır. Eğer sessizliğe dair tecrübelerimi şehir yaşamına taşımayı beceremezsem sessizliğe olan özlemim çok büyük olur ve doğaya sıklıkla geri dönmek zorunda kalırdım.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben ise bunu kendi içimde arıyorum. Bir dakikadan diğerine. Bu, dışarıda, doğada olabilir, ama aynı şekilde ofise giderken de gerçekleşebilir, bir buluşmadan önce az biraz durduğumda veya yalnızca bir konuşmadan koptuğum o anda.
Sessizlik bir şekilde bütün bunların karşıtıdır. Yapmakta olduğun şeyin derinlerine inmeyle ilgili bir şeydir. Deneyimlemek ve çok fazla düşünmemek. Bırak, her anın yeterince büyük olsun. Diğerleri ve başka şeyler vasıtasıyla yaşama hayatı. Dünyayı dışarıda bırak ve koşarken yemek ya da ders çalışırken, konuşurken, çalışırken, yeni fikir bulduğunda, okurken veya dans ederken kendi sessizliğini yarat.
Açlığa benzer korkunç bir yoksunluk duygusun musallat olmuştu Martin Eden’a. O narin elleriyle hayatını bir dev kuvvetiyle yakalayan kızın yoksulluğunu çekiyor, onu görmek için yanıp tutuşuyordu.