…Olmayan mı? Belki de bunu söylemeye hakkım yok. Sizi bahtiyar ediyorsa kapıldığınız duygunun gerçek olup olmamasının ne önemi var? İnanmak kafiydi. Tartıştıkça, düşündükçe, kurcaladıkça mutluluk zedelenir, bir yerlerinden yara alırdı, bir de bakmışsınız eriyip gitmişti o güzel günler avuçlarınızın arasından. Ne zaman başladığını görmediğiniz, ne zaman sona erdiğini fark etmediğiniz şu kar yağışı gibi. Fakat Şaziye katılmıyordu bu görüşe. Ona göre mutluluğun da hakikisi, sahtesi vardı. Olmayan bir mutluluğa inanmak hastalıklı bir ruhun belirtisiydi. İnsan benliğinde yarılma yaratabilirdi