“Ona bunları söylememin hiç de gerekli olmadığını biliyorum. Aslında her şeyi biliyorum ben. Gel gelelim, o anda içinde bulunduğum ruh haline geri döndüğümde, tüm o kişilerin bakışlarını üzerimde hissedişimin, bana korkunç bir yenilgiye uğradığımı düşündürdüğünü hatırlıyorum; bana kendim olarak tanıyamadığım ve asla tanıyamayacağım fakat üzerime yapışmalarını engelleyemeyeceğim yeni bir imge verdiklerini görüyordum; delice şeyleri yalnız telaffuz etmek değil, bizzat delilik yapmak geliyordu içimden; evet, delilik yapmak diyorum, sokaklarda yuvarlanmak ya da dans edercesine adımlarla oradan oraya sıçramak, bir şuraya göz kırpmak, bir buraya dil çıkarıp gördüklerimle alay etmek... Oysaki aksine, yolda ciddi, öylesine ciddi adımlarla ilerliyordum ki. Ve sizlerin, hepinizin de böyle ciddi ciddi yürüdüğünüzü görmek ne kadar güzel...”