Dünya kurulalıdan beridir her canlının ortak noktası ölümdü. Ne menem bir şeydi ama! Deneyimleyen canlının, dünya üzerinde yürüdüğü zamana göre hissettirdikleri değişebilirdi. Bir lütuf da olabilirdi, mevsimler boyunca söylenen ağıtların konak yeri de… Kabullenenleri kucaklar, kendisini inkâr edenleri de kucaklardı. Bu, bir annenin evladını kucaklaması gibi sıcak hissettirmezdi belki; ama o derin siyah soğukluğun, böylesi eşit dağılan sevgisinin, zamanın artık durduğu o anda tanıdık gelmesinin nedeni, yabancı bir diyarda alınan ilk nefesin acısını dindirmesi olabilirdi.