📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yurt ve İstanbul özlemiyle ilgili konuşmalarına tanık olan yakın akrabası, İlhan Akant, Halide Edip Adıvar'ın duygularını şöyle anlatır: "Bir gün İstanbul'a dönersem, bir taraftan denizi gören, bir taraftan da, minareleri seyredebileceğim bir yerde oturmak isterim. Herhalde Beyoğlu'nda değil, hatta Boğaz'da da değil. Mutlaka eski İstanbul'u yaşayan bir yerde olsun, sokaktan geçen satıcıların seslerini bile duymak isterim. İstanbul denilince, ben bunu anlarım."
Sanata ilgisi tiyatroyla Baytar Rüştiyesi'nde başlayan Ömer Seyfettin için okul arkadaşı Aka Gündüz: "O devrin edebi modası tiyatro idi, Ömer Seyfettin kendisini gayet hırçın, afacan, çabuk konuşur, bir yerde duramaz sanırdı. Aklına geleni söylerdi fakat sert çocuk değildi, herkese kendini sevdirirdi. İçimizde en iyi yazarlardan biriydi, piyes yazardı, beni de bu yola teşvik ederdi, Manukyan'dan örnek alırdı. Fakat sahneye çıkmazdı" diyor.
Cemil Cem'in karikatürleri gerçekçi çizgilere yaslanır. Özellikle portre karikatürlerinde başarı kazanmıştır. Karikatürü başlı başına bir sanat olarak niteler: "Karikatürü çarpık çizgi sanatı sanıyorlar! Ne kadar yanlış bir görüş. Karikatürü bir benzetmeyle şöyle yorumlamak mümkün. Maksim Gorki'ye göre her insanda çift hüviyet vardır. Biri gerçekleri görür, ötekisi komiklik ruhunun gizlendiği karakteri yapma eğilimidir. Birbirine zıt olan bu çifte şahsiyet içinde insan, bazen ruhundaki gizli olan kaba ve gülünç tarafları, ciddi bir görünüşle saklamak ister. Fakat bir gün herhangi bir unsur veya hadisenin tesiriyle komik ruh, dış hatlarda belirgin hale gelir. Çehrede tavır, hareket ve jestler adeta resimleşir. İşte karikatür bu ruhu yakalamak, olaylar içerisindeki anlamını kavramak, bir kelime ile bu ruhu çizmek sanatıdır."
Cemil Cem'in karikatürleri gerçekçi çizgilere yaslanır. Özellikle portre karikatürlerinde başarı kazanmıştır. Karikatürü başlı başına bir sanat olarak niteler: "Karikatürü çarpık çizgi sanatı sanıyorlar! Ne kadar yanlış bir görüş. Karikatürü bir benzetmeyle şöyle yorumlamak mümkün. Maksim Gorki'ye göre her insanda çift hüviyet vardır. Biri gerçekleri görür, ötekisi komiklik ruhunun gizlendiği karakteri yapma eğilimidir. Birbirine zıt olan bu çifte şahsiyet içinde insan, bazen ruhundaki gizli olan kaba ve gülünç tarafları, ciddi bir görünüşle saklamak ister. Fakat bir gün herhangi bir unsur veya hadisenin tesiriyle komik ruh, dış hatlarda belirgin hale gelir. Çehrede tavır, hareket ve jestler adeta resimleşir. İşte karikatür bu ruhu yakalamak, olaylar içerisindeki anlamını kavramak, bir kelime ile bu ruhu çizmek sanatıdır."