Harputlu

Türkler, yılmaz fakat yıldırır; korku denilen şeyi asla bilmezler. Toprağı için canını seve seve verir. Kanını seve seve akıtır. Türkler, daima harp halindedirler. Bu harp sadece din, toprak ve mezhep için olmayıp, aynızamanda «hürriyet ve istiklâl» içindir. Türk hürriyet ve iradesini katiyen kimseye veremez.» | Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 44.
Sayfa 44 - Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
TH. GATUIER (Turquie Pittoresque) adlı eserinde Türk doğruluğu hakkında şöyle diyor: «Türk'ler saffet ve sadelikle meşbudurlar. Namus kârlıkları herkesin målumudur. Türk'ün sözü, dünyanın en sağlam senet ve imzaları kadar muteberdir.» William Pih de Türk doğruluğunun büyüklüğünü şöyle belirtiyor: «Bu Türk'lerin sadece bir tek sevgisi vardır... Adalet ve doğruluk. Hiç adaletsizlik yapmamışlar fakat daima bunun kurbanı olmuşlardır.» | Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 41.
Sayfa 41 - Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
KÖRTE adlı bir yabancı da (Les Arméniens en Anatolia) adlı eserinde Türk doğruluğu hakkında şunları yazıyor: «Bir Türkle mi iş yapacağım, mukavele yapmaya lüzum görmem, sözü kâfidir. Ama bir Rum veya başka bir hristiyanla iş yapacaksam yazılı bir mukavele yaparım. Bu şarttır. Ermenilere gelince, onlarla yazılı da ol sa hiçbir mukavele yapmam. Zira hiçbir mukavele onların yalan ve hilelerine karşı kâfi bir garanti sağlamaz.» | Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 41.
Sayfa 41 - Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Kaşgarlı Mahmut; «Divan-ı Lugat-ı Türk» adlı ese rinde: «Türk'te böbürlenme yoktur. Türk büyük kahramanlıklar ve fedakârlıklar yaptığı vakit, önemli bir hareket yaptığından habersiz gibi görünür.» diye yazar. Kaşgarlı Mahmut'un bu teşhisinin nekadar yerinde olduğunu Kurtuluş Savaşı sonunda, İzmir'e girişimiz belli eder. Büyük maddi yokluklar içinde; İngiliz, Fransız ve Amerika'nın desteklediği Yunanlıları perişan ettikten sonra, Türk askerinin İzmir'e girişi gayet sadedir. Bu girişi gören bir İngiliz gazete muhabiri şöyle yazmıştır: «Sanki büyük bir zafer kazanmamışlar gibi, atlarının üstünde, gösterişsiz, sakin Anadolu köylüsü geliyor.» | Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 43.
Sayfa 43 - Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
TH. GATUIER (Turquie Pittoresque) adlı eserinde Türk doğruluğu hakkında şöyle diyor: «Türk'ler saffet ve sadelikle meşbudurlar. Namus kârlıkları herkesin målumudur. Türk'ün sözü, dünyanın en sağlam senet ve imzaları kadar muteberdir.» William Pih de Türk doğruluğunun büyüklüğünü şöyle belirtiyor: «Bu Türk'lerin sadece bir tek sevgisi vardır... Adalet ve doğruluk. Hiç adaletsizlik yapmamışlar fakat daima bunun kurbanı olmuşlardır.» | Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 41.
Sayfa 41 - Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih