Çağımızın asıl trajedisi bu: Gezegenimizdeki biyoçeşitliliğin giderek hızlanan çöküşü. Yaşam yeryüzünde var olup gelişebilmek için muazzam bir biyoçeşitliliğe ihtiyaç duyuyor. Milyarlarca farklı bireysel organizma her kaynağı ve karşılaştıkları her fırsatı değerlendirebildiği, milyonlarca canlı türü birbirini tamamlayan ve birbirinin devamlılığını sağlayan yaşamlar sürebildiği zaman gezegenimiz sağlıklı bir işleyişe sahip oluyor ancak. Biyoçeşitlilik ne kadar fazlaysa dünya üzerindeki yaşam o kadar güvende oluyor- bizimki de dahil. Ancak insanların şu anki yaşam tarzı , yeryüzündeki biyoçeşitliliği çöküşe sürüklüyor.
En nihayetinde Turing Testi’ne dönüşecek olan şeyin sinyalini vermiş oldu: Devamlı öğrenen bir makine ile satranç oynasaydınız onun bir insan mı yoksa bilgisayar mı olduğunu ayırt edebilir miydiniz?
Kübizm akımının en meşhur temsilcisi Pablo Picasso, tabloda resmedilen şeyin nesnel olarak algılanandan ziyade onun diğerleri tarafından görülemeyen ve nesnesini soyutlamasına imkan tanıyan öznel imgelem olduğunu savunan bu vizyonun ifade bulmasını sağlamıştı.