Öncelikle inanç olmalıdır. Sonrasında inancın tarifinin, formüllerinin olması gerekir. İnsanlarda, halkımızda inanç duygusu uyandırın. İnsanlarda yeme, içme, nefes alma, insanlarla iletişim kurma ihtiyacı gibi Tanrı’ya olan ihtiyaçlarını uyandırın. Dindarlığı gün yüzüne çıkarın.
İnsanlar esasen kötü, alçak ve ahlaksız değildir. Yoksulluktan, ağır işten, hor görülmekten, küçümsenmekten ezilmiş ve eziyet görmüşlerdir. Ruhları öfkeyle doludur. Ve onlardan daha zayıf olan herkes bu öfkeyi akıtmaya hazırlardır.
Robinson ıssız bir adada vahşi bir yamyamdan medeni bir arkadaş çıkardı. Sizlerse büyük şehirlerinizde yüksekokulların, yayınevlerinin, tiyatroların ve müzelerin ortasında halkınızın cahil, sarhoş, kaba hatta neredeyse ilkel vahşiler olduğuna yakınıyorsunuz.