Ona muhtaç olduğunu bildiği halde uzaklaşmak istermiş,
istermişte bu uzaklaşmanın sonu olacağını bilmezmiş,
Muhtaç olduğun dala aşık olmakta nasıl bir kadermiş,
Öyle bir sevdaki yaz günü yemyeşil yaprağı soldurmaya yetecek,
Belki de artık dayanamayıp kendini boşluğu solmaya itecek,
Damarlarında hayat bulduğu suyu dala muhtaç olduğunu bilsede,
Onun o asil ince duruşuna vurulmuşken nasıl vazgeceçek,
Bir tarafta acılı bir hayat diğer tarafta bilinmez bir boşluk,
Yemyeşil göründüğüne bakmayın içi soluk,
yaradan dilerse yaprağa verir kanat,
Kurtulacağım derken dala baka baka çaresizce solmak...