"Tayyip Bey çok iyi bir oyuncu. Bir senaryo çizildiği zaman, bir oyun planı kurulduğu zaman, o plan çerçevesinde kendisine düşenin ne olduğunu hemen kavrayıp onun gereklerini vücut diliyle, sözleriyle ifa etmekte güçlük çekmiyor, kolayca adapte olabiliyor. Bu manada yetkin bir aktör."
"Kitap sevgisi diye bir sevgi vardır sanırım. Ana sevgisi, kardeş sevgisi, yâr sevgisi gibi bir sevgi. Bu sevgi insanın içinde doğuştan mıdır? Yoksa sonradan mı uyanır? Bunu bilmiyorum. Daha doğrusu, ben şöyle inanıyorum: Kitap sevgisi de bütün öbür sevgiler gibi doğuştan vardır; ama uyuyordur. Onun, zamanı gelince uyandırılması gerekir.
Öte yandan neler oldu, biliyor musun Dimitrios Efendi yigenim? İl, ilçe merkezlerindeki Halkevleri'ni kapattılar. Köylerde Halkodaları vardı. Bunları Kemal Paşa açtırmıştı. Sonradan gelenler hepsini kapattılar. Yapılar Maliye'ye geçti. Bizim burda da vardı bir Halkevi. Bir gün baktım, kitapları Cansız'ın fırına gidiyor. Ateşe basıp yakacaklar. Koştum hemen; 'Yahu siz çılgın mısınız, ne yapıyorsunuz?' diye bağırdım. Kapıp kurtardım kitapları. El koyup hepsini kitaplığa aldım. Bunu yapabilmek için Malmüdürü'ne bir 49'luk alıp gönlünü ettim. Kitaplara yapılan kıyım halka yapılan kötülüktür bence. Ben buna hiç dayanamam. Nerde böyle bir olay, böyle bir kitap kıyımı görsem, o an başkaldırasım gelir. Başım döner, gözüm önümü görmez."
Sayfa 45 - Karakter: Mustafa Güzelgöz·Kitabı okudu