Her yüreğin gücü yetmez bu günü yaşamaya. Dünün canını yakmakla, ölü olandan ölümün enerjisini alır insan. Ve ölüye can veremezsin ama ölü çeker kişiyi yaşanmakta olandan.
Hasan Ekrem
An'da kişinin kendini akışa bırakması, güvenmesi ve olan her ne ise hayra olduğuna iman etmesi mutlu olmaya çıkan yoldur. Denizde yüzmek gibi düşün. Dalgaların kucağında ve hava şartlarına göre değişen bir denizde yaşamaktayız. Kâh göl gibi durgun kâh rüzgarla dans eden dalgalarla çalkalanan deniz. Yapılması gereken denizin her halinden keyif alabilmek, sakin halinde kulaç atmanın hazzını, dalgalı halinde onun ihtişamını seyretmek, oyunlar oynamanın güzelliğini keşfetmektir. Zıtlıklar hayatın her an'ında var olandır ve bir bütündür. Zıtlıkların bizleri yorması, olmakta olana direnerek, yön verebilmek uğruna harcadığımız düşünsel ve fiziksel çabalar nedeniyledir. Gerçekte ise zıtlıklar/farklılıklar, bütün içerisinde var olan diğer güzellikleri görmemizi sağlayan işaretlerdir.
Hasan Ekrem
AŞK kişinin kendinden geçme, kendini unutma ve başkası olma, BİR olma halidir..Bu ego'nun ölümüdür...Ego'yu öldürebilecek tek şeydir AŞK...Bu nedenle BEN'in olduğu yerde AŞK olamaz, yaşayamaz...
Hasan Ekrem
Arzın ötesinde bir kuş yuvasında seyirdeyim
Ellerimde salkım saçak anılardan yumaklar
Düşlerimden düşüyorum bu gece avuçlarına
Tut beni sımsıkı sararak…
Her an bir başka yarını tüketmekte sevgili…
Hiç olmadığı kadar istiyorum seni bu gece.
Saçlarına yıldızlardan taç takarak gel hadi
Avuçlarımda samanyolundan bir gerdanlık
Gözlerim gözlerine özlemle bekliyor seni.
Bir tahterevallinin sensiz ucundayım
Çekiversen elini ellerimden düşeceğim
Ve akıyor parmaklarımdan çaresizliğim
Özlüyorum yaşanmamışları, anla beni.
Dipsiz bir kuyuda yankılanıyor açlığım
Susuz kalmışım…
Sensiz kalmışım…
Sessiz kalmışım…
Savrulan güz yaprağı çaresizliğinde her gece
Bir gülüşün hatırına yaşamaktayım.
Git/me göz yağmurlarıyla nehirden denizlere…
Git/me ki dinsin sızım.
Gözyaşlarım kuruyalı o kadar uzun zaman oldu ki.
Hasan Ekrem