“Halk dediğin, olabilecekken, özgür olmak istemeyen, çektiği aptal acılara aptal zevkler sayesinde katlanan ve bütün sosyal anlaşmalara uyan bir mahluktur. Koyunlar sürüsü ve çobanlar sürüsüdür. Onun ötesindeyse bireyler vardır. Bireyin halka duyduğu nefret daim olmalıdır…”
Avuçlarım doluydu. Tuhaf bir duygudan ağırlaşmış başımı tutmakla meşgullerdi. Fazla değil, yedi yaşındaydım. Hayal kurmanın, hayatın tek amacı olduğuna inandığım bir yaşta.