Geceleri tanrısı eve döndüğünde parmaklarının dostça bir dokunuşu, dilinin üç beş güzel sözü için karın içinde kazdığı sıcacık uyku çukurunu bırakıp çıkabilirdi. Hatta tanrısıyla vakit geçirmek, elinin bir okşamasını hissetmek veya kasabaya inerken ona eşlik etmek için etten, evet etten bile vazgeçebilirdi.
Akıllı bir köpekti. Sadece akıllı olsaydı, o ana kadar iki kere ihanete uğradığı Boz Kunduz’a gitmezdi. Onda bir de sadakat vardı ve üçüncü kez ihanete uğramak için yine geri döndü.
Zaten insan-hayvanların ellerinden de hoşlanmazdı hiç. Onlara şüpheyle yaklaşırdı. Kimi zaman kendisine et verdikleri doğruydu ama çoğunlukla acı verirlerdi. Eller, uzak durulması gereken şeylerdi.